The Platform Filminde ki Mesaj Ne?

Film sisteme bir baş kaldırı için mi çekildi?

0 169

Merhaba YouDaş,

Netflix’in sinema yapımlarının neredeyse %80 oranında tek mekânda geçtiğini sanırım hepimiz az çok öğrendik diyebiliriz.

The Platform’da bunlardan bir tanesi ama en iyilerinden bir tanesi. Mesajı güzel.
Netflix’in tek mekanda geçen bu tarz yapımlarından 2016 yılında çekilmiş Korku/Gerilim kategorisinde OTOPSİ filmini çok beğenmiştim. Otopsi ile alakalı izlenimlerimi de bir sonraki yazımda sizlere aktarmayı düşünüyorum.

Şimdi lafı çok uzatmadan sizlere The Platform ile alakalı bilgileri aktarmak isterim. Fazlasıyla detaya gireceğim için çok abartılı olmasa da biraz spoiler verebilirim. Sonuçta izlenimlerimi paylaşıyorum, kendimi tutamadığım yerler olabilir 🙂

Öncelikle aşağıyı okumadan filmin izlenebilir olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Hiç çekinmeden açıp izleyin.

The Platform (El hoyo) İspanyol yapımı distopik bilim kurgu gerilim filmi. Netflix’te geçen ay yayına girdi ve çok ciddi bir izleyici kitlesi yakaladı.

Film, her biri ikişer mahkûm barındıran çok sayıda kattan meydana gelen fütüristtik bir mekânda geçiyor. Neden mekânda diyorum, kendi isteğinizle girdiğiniz bir arena gibi düşünün.

Her gün en üst kattan, en alt kata doğru inen bir platform mevcut, bu platform’da özenle hazırlanmış, kusursuz dizayn edilmiş harika lezzetler var. Bu platformun mantığı bütün katlara inerek, belirli bir süre beklemek ve herkesin karnının doymasını sağlamak.

Platform
Platform

Fakat insanların her zaman yaptığı gibi ihtiyacından fazlasını yemeye çalışması, bencillik duygusu ön plana çıkıyor ve platformu darma-duman etmeleriyle birlikte, belirli bir kattan sonra insanlar aç kalmaya başlıyor. İşte film tam da burada başlıyor desek yeridir. Sisteme baş kaldırma!

+Alt kattakiler ile konuşma
-Neden?
+Çünkü altımızdalar…
-Peki ya üst kattakiler?
+Cevap vermezler
-Neden?
+Çünkü üstümüzdeler…

Adalet dürtüsü dürüst olan bir çok insanın içerisinde var. Bu dürtü bazı insanları, sonucu ne olursa olsun ayağa kaldırır, doğruları söylemesini sağlar, haktan yana olması için gaza getirir. Bu çok güzel bir dürtü ve duygudur. Bu dürtü sayesinde başlattığın ayaklanma, seni ne kadar yıkıma uğratırsa uğratsın, sonucunda mutluluk varsa, haklı hakkını kazanıyorsa, uğradığın yıkımların sonucunda kırılan parçalarını bir şekilde toparlarsın. Bu yaptığım anlatımın aynısını mahkumlardan biri yapmaya çalışıyor ve tüm katlara eşit düzeyde yemek dağıtmaya kalkışarak kurtarıcı olmaya karar veriyor. Filmin benimsediği felsefi bilim kurgu bakışı, türün benzer konuları veya önermeleri de ele alıyor.

Filmin vermek istediği mesajı alabildim mi bilmiyorum fakat benim aldığım mesaj şu şekilde;

  • Sınıf farklılıklarının önemi
  • Birlik, beraberliğin önemi
  • Paylaşmanın önemi
  • İletişimin önemi

Bunları zaten yaşadığımız sistem de her gün görüyoruz. İzlerken ne sıkıcı film demek yerine, vermek istediği mesajları anlamaya çalışarak izlerseniz gerçekten ciddi anlamda keyif alacaksınız. Çünkü karantina günlerinde bizleri neşelendirecek, keyiflendirecek yapımlar arıyoruz. Fakat biz, beğenebilme ihtimalimiz olan filmleri her zaman izleriz, asıl risk bu günleri değerlendirip, bu tür ilgimizin olmadığı filmleri izlemek. Diğerlerini iş hayatında, tatilde, boş günlerde zaten izleyeceğiz, kaçarı yok 🙂 Bunları değerlendirmek en mantıklısı, benim düşüncem bu doğrultuda. O yüzden The Platformu izlemenizi tavsiye ederim. Bu filme karşı bazı arkadaşlarım o kadar ön yargılı ki, dizi zannediyorlar ve benimle bu konuda iddiaya girdiler ve tabii ki kaybettiler 🙂  O yüzden ön yargılarınızdan kurtulun arkadaşlar, deneyin. Neyi ne kadar çok sevdiğinizi ancak bu şekilde anlayabilirsiniz. Belki bu tarz filmlere daha düşkünüsünüz? Olamaz mı? bunu bir düşünün derim 🙂

Filmin sonuyla alakalı bilgi vermek istemiyorum, kafanız zaten karışacak bir de ben sizleri sinirlendirmeyeyim 🙂

Filmin içerisinde bu saydıklarımı gördüyseniz muhakkak yorum yazmanızı rica ediyorum. Sizlerden gelen yorumlar sayesinde kendimi, yazılarımı geliştirebilirim. YouTube üzerinde kullanıcı yorumlar, eleştirileri, talepleri doğrultusunda ilk videom ile 80. videom arasında ciddi derecede fark var. Bu da yorumları dikkate almamın güzel bir şey olduğunu gösterir. Gelişmek, ilerlemek her zaman önemlidir. Eleştirilere, yorumlara kapalı olup, yerinde saymak kadar kötü bir şey yok bana inanın 🙂

İlk yazım olduğu için spoiler verdiysem kusura bakmayınız, affola 😊 Elimden geldiğince spoiler vermemeye çalıştım umarım başarılı olmuşumdur. 🙂

Bu zamana kadar tanıdıklarıma önerdiğim filmlerde, dizilerde her zaman olumlu geri dönüşler aldım. Bu sebepten dolayı eminim bu filmi beğeneceksiniz.
Onaylıyorum, izleyebilirsiniz 🙂

Teşekkürler

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.